Klasisizm Neden Ortaya Çıktı ?

Aylin

New member
Klasisizm Neden Ortaya Çıktı?

Klasisizm, özellikle 17. ve 18. yüzyıllarda Batı Avrupa'da ortaya çıkan bir edebi, sanatsal ve kültürel akımdır. Bu akım, antik Yunan ve Roma’nın estetik ve felsefi değerlerinden ilham alarak sanat ve edebiyatı yeniden şekillendirmeyi hedeflemiştir. Klasisizm, dönemin sosyal, kültürel ve felsefi gelişmeleriyle paralel olarak ortaya çıkmış ve özellikle Fransız Devrimi’ne kadar etkisini sürdürmüştür. Bu yazıda, klasisizmin neden ortaya çıktığına dair çeşitli sorulara yanıtlar verilecek ve bu akımın kökenleri ele alınacaktır.

Klasisizm Ne Zaman Ortaya Çıktı?

Klasisizm, özellikle 17. yüzyılın ortalarından itibaren Batı Avrupa'da belirginleşmeye başlamıştır. Özellikle Fransa'da 1660’lı yıllarda klasik sanatın etkisi artmış, Fransızlar, antik Yunan ve Roma'nın sanatını, şiirini ve drama anlayışını kendilerine model almışlardır. Bu dönemde, özellikle Fransa’daki kral saraylarında sanatçılar, şairler ve yazarlar bu akımın temellerini atmışlardır.

Klasisizm Neden Ortaya Çıktı?

Klasisizmin ortaya çıkmasının birkaç önemli nedeni vardır. Bu nedenlerin başında Rönesans dönemiyle başlayan ve Barok dönemiyle devam eden antik kültürlere dönük ilgi yer almaktadır. Antik Yunan ve Roma'nın estetik ve düşünsel dünyası, yeni bir entelektüel anlayışa ilham vermiştir. Bu bağlamda, klasisizm, bireyin özgür iradesi ve aklı üzerine yapılan vurguları pekiştiren bir düşünsel ortamda doğmuştur.

1. **Rönesans’ın Etkisi**

Rönesans dönemi, insan merkezli bir bakış açısını yeniden popüler hale getirmiştir. Antik Yunan ve Roma'nın sanatına ve kültürüne duyulan ilgi, Avrupa’daki pek çok sanatçıyı ve düşünürünü etkilemiş ve bu ilgi, 17. yüzyılda klasisizmin temellerinin atılmasında etkili olmuştur. Rönesans insanı, insan aklını ve doğayı kutlarken, klasik öğeleri de yaşamına entegre etmeye başlamıştır. Bu, klasisizmin doğuşunu zemin hazırlamıştır.

2. **Barok’tan Kaçış**

Barok dönemi, duygusal aşırılıkların, dramatik ifadelere ve özgünlük arayışlarının öne çıktığı bir dönemdir. Sanatçılar ve entelektüeller, Barok’un karmaşık ve aşırılıkçı tavırlarından sıkılmaya başlamışlardır. Klasisizm, bu dönemin karmaşık, abartılı ve duygusal yapısından uzaklaşarak daha sade, düzenli ve ölçülü bir anlayışı benimsemiştir. Bu geçiş, daha soğukkanlı ve akılcı bir sanat anlayışına yönelimi ifade etmektedir.

3. **Akıl ve Bilimsel Gelişmeler**

Aydınlanma dönemi ile birlikte insan aklının ön plana çıkması, klasisizmin ortaya çıkmasında önemli bir faktördür. Aydınlanma düşünürleri, insan aklının evrensel doğruları bulma kapasitesine sahip olduğunu savunmuşlardır. Bu düşünceler, sanatçılara ve yazarlara, akılcı bir yaklaşım ve düzenli bir sanat dili benimsemelerini teşvik etmiştir. Klasik öğelere dönmek, akılcı bir yaklaşımın ve evrensel ilkelerin bir ifadesi olarak görülmüştür.

Klasisizm ve Sanat Anlayışı Nasıl Birleşti?

Klasisizm, sanatta belirli bir düzen ve orantı anlayışını benimsemiştir. Antik Yunan ve Roma sanatından ilham alarak, sanatçılar simetrik düzenlere, klasik formasyonlara ve ölçülere sadık kalmışlardır. Klasisizmin sanattaki etkileri genellikle iki ana unsurda toplanır:

1. **Sadelik ve Orantı**

Klasisizmde, sade ve orantılı bir kompozisyon anlayışı hâkimdir. Her şey belirli bir ölçüde ve düzende olmalıdır. Sanatçılar, abartılardan kaçınarak, zarif bir denge kurmaya çalışmışlardır. Bu sade anlayış, hem izleyiciye hem de sanatçılara bir estetik haz verirken, aynı zamanda evrensel bir güzellik anlayışına da işaret etmektedir.

2. **Duyguların Kontrolü**

Barok sanatında olduğu gibi, duygular ön planda değildir. Klasisizm, duyguların yerine, akıl ve mantığın hakimiyetini savunur. Sanatçılar, duygusal aşırılıklardan kaçınarak, insan aklının ve erdeminin en yüksek ifadesini bulmaya çalışmışlardır. Bu da, sanatın evrensel ilkeler doğrultusunda bir disiplin haline gelmesini sağlamıştır.

Klasisizmin Edebiyat ve Drama Üzerindeki Etkileri

Klasisizm, yalnızca görsel sanatlarda değil, edebiyat ve dramada da derin bir etki bırakmıştır. Klasik edebiyat anlayışı, özellikle Aristoteles'in "Poetika" adlı eserinden etkilenmiştir. Bu eserde belirtilen dramatik yapılar, epik şiirler, karakterlerin ahlaki değerleri ve çatışmaların nasıl düzenlenmesi gerektiği üzerine ayrıntılı açıklamalar yer almaktadır. Klasisizm, bu klasik kurallara sadık kalarak, düzenli ve ölçülü eserler ortaya koymayı amaçlamıştır.

Klasisizmin Sosyal ve Kültürel Bağlantıları

Klasisizm, aynı zamanda dönemin sosyal ve kültürel yapısıyla da yakından bağlantılıdır. Avrupa'da monarşilerin güçlü olduğu, aristokrasinin ve entelektüel elitlerin öne çıktığı bir dönemde, klasisizm, bu sınıfların değerlerini yansıtan bir sanat anlayışı olmuştur. Sanatçılar ve yazarlar, toplumun üst sınıflarına hitap etmek ve onlara entelektüel ve estetik bir zevk sunmak amacıyla eserler üretmişlerdir.

Klasisizm Hangi Eserlerle İleriye Taşındı?

Klasisizm, edebiyat ve sanat dünyasında bir dizi önemli eserle pekiştirilmiştir. Bu eserler, akılcı yaklaşımın ve klasik düzenin ne denli etkili olduğunu göstermektedir. Molière, Racine ve Corneille gibi Fransız yazarlar, drama alanında bu akımın önemli temsilcilerindendir. Aynı şekilde, ressamlar ve heykeltıraşlar da klasik formları benimseyerek, sanat dünyasında kalıcı eserler üretmişlerdir.

Sonuç

Klasisizm, toplumun entelektüel ve kültürel gelişimleri, antik Yunan ve Roma’nın etkisi, akılcı düşüncenin yükselişi ve Barok’un aşırılıklarına karşı bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu akım, düzen, orantı, akıl ve ölçü gibi temel ilkeleri benimseyerek, sanat ve edebiyatı evrensel değerlere uygun bir biçimde şekillendirmiştir. Klasisizm, yalnızca bir sanatsal akım değil, aynı zamanda dönemin sosyal ve kültürel düşüncelerinin bir yansımasıdır. Klasisizmin etkileri, günümüze kadar uzanmış ve modern sanat anlayışlarına da ilham vermeye devam etmiştir.
 
Üst