Deneme süreci nedir ?

Melis

New member
Deneme Süresiyle İlgili Kendi Gözlemim: “Nasıl Olsa Deneme Süresi” Demek Doğru mu?

İş hayatında “deneme süresi” ifadesini ilk duyduğumda bunun daha çok işverenin çalışanı değerlendirdiği bir dönem olduğunu düşünürdüm. Zaman içinde ise bunun tek taraflı bir değerlendirme olmadığını, hatta doğru kullanıldığında çalışanın işvereni ve işyerini değerlendirmesi açısından en az işveren kadar önemli olduğunu gördüm. Çünkü bir iş ilanında veya mülakatta anlatılan şirket kültürü ile işe başladıktan sonra karşılaşılan gerçek çalışma ortamı arasında ciddi farklar bulunabiliyor.

Bence deneme süresinin en yanlış anlaşılma noktası da burada başlıyor. Bazı çalışanlar “İlk iki ay zaten deneme, istediği zaman çıkarabilir” diye düşünüyor. Bazı işverenlerde ise deneme süresi, çalışanın bütün haklarının askıya alındığı bir dönem gibi algılanabiliyor. Oysa Türkiye’deki hukuki düzenleme böyle bir tablo çizmiyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın güncel açıklamasına göre deneme süresi, işçi ve işverenin birbirini tanıması ve çalışma koşullarını değerlendirmesi amacıyla iş sözleşmesinin başında kararlaştırılan bir dönemdir. Normal koşullarda en fazla iki ay, toplu iş sözleşmesi kapsamında ise en fazla dört ay uygulanabilir.

Bu ayrıntı bile aslında deneme süresinin yalnızca “işveren çalışanı test ediyor” şeklinde yorumlanmasının eksik olduğunu gösteriyor.

Deneme Süresi Tam Olarak Nedir?

Deneme süresi, iş sözleşmesinin başlangıcında tarafların çalışma ilişkisini değerlendirmesine imkân sağlayan özel bir dönemdir. Buradaki “deneme” kelimesi bazen yanlış anlaşılabiliyor. Sanki ortada henüz gerçek bir iş sözleşmesi yokmuş gibi düşünülüyor. Halbuki deneme süresi, iş sözleşmesinin içinde yer alan bir dönemdir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 15. maddesine göre deneme süresi kural olarak iki ayı geçemez. Toplu iş sözleşmeleriyle bu süre dört aya kadar uzatılabilir. Deneme süresi içinde taraflar sözleşmeyi bildirim süresine ihtiyaç olmadan ve tazminatsız sona erdirebilir. Ancak bu, çalışanın o süre boyunca ücretsiz veya sigortasız çalıştırılabileceği anlamına gelmez.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı açıkça, deneme süresindeki çalışanın sigortalı olması ve ücret alması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca deneme süresi, yıllık izin bakımından gerekli bir yıllık çalışma süresinin hesabına da dahil ediliyor.

Dolayısıyla “Deneme süresindesin, sigortanı daha sonra başlatacağız” şeklindeki bir yaklaşım hukuken normal bir uygulama değildir. Bakanlığın SGK ile ilgili resmi SSS sayfasında da deneme süresi gerekçesiyle sigorta bildirimi yapılmaksızın işçi çalıştırılamayacağı açıkça ifade ediliyor.

Deneme Süresinde İşverenin Hakkı Nedir?

Deneme süresinin temel amacı, işverenin işe aldığı kişinin pozisyonun gerektirdiği niteliklere ve çalışma düzenine uygun olup olmadığını görmesidir.

Örneğin bir satış pozisyonunda adayın yalnızca özgeçmişine bakarak performansını kesin biçimde değerlendirmek mümkün olmayabilir. Adayın müşterilerle iletişimi, hedeflere yaklaşımı, ekip çalışması, problem çözme becerisi ve şirket prosedürlerine uyumu ancak gerçek çalışma ortamında görülebilir.

Bu açıdan bakıldığında deneme süresi işveren açısından oldukça mantıklıdır.

Fakat burada önemli bir sınır var: Deneme süresi, işverenin çalışanı sınırsız biçimde test ettiği bir “kontrol dönemi” değildir. İşveren çalışanın performansını değerlendirebilir; fakat çalışanı normal çalışanlardan farklı şekilde ücretsiz çalıştırması veya temel çalışma haklarını yok sayması başka bir meseledir.

Hatta Bakanlığın denetim raporlarında iş sözleşmelerinde mevzuata aykırı hükümlerin ve yenilenen sözleşmelerde yeniden deneme süresi konulması gibi sorunların tespit edildiği görülüyor.

Bu nedenle “Deneme süresi var” cümlesinin arkasına her türlü uygulamayı koymak mümkün değil.

Peki Çalışanın Açısından Deneme Süresi Neden Önemli?

Bence asıl gözden kaçan taraf burası.

Çalışan da işvereni deniyor.

İş görüşmesinde “ekip çalışmasına önem veriyoruz” denilen bir şirketin gerçekten ekip çalışmasına önem verip vermediğini ancak işe başladıktan sonra anlayabilirsiniz. Benzer şekilde fazla mesai konusunda söylenenlerle fiili uygulama, yöneticinin iletişim tarzı, çalışanlar arasındaki ilişkiler, iş yükünün gerçek boyutu ve verilen sözlerin tutulup tutulmadığı da ancak çalışma sırasında ortaya çıkar.

Bu nedenle deneme süresinde çalışanın kendisine bazı sorular sorması gerekiyor:

“Bana mülakatta anlatılan görevle yaptığım iş aynı mı?”

“Yöneticim sorun çıktığında çözüm arıyor mu, yoksa suçlu mu arıyor?”

“İş arkadaşlarımla iletişim kurmak kolay mı?”

“Ücret ve çalışma koşulları başta konuşulduğu gibi mi?”

“Burada bir yıl sonra kendimi geliştirmiş olacak mıyım?”

Bu soruların tamamı en az işverenin çalışana sorduğu “Bu kişi bizim için uygun mu?” sorusu kadar değerlidir.

Erkekler Stratejik, Kadınlar Empatik mi? Bu Genellemeye Dikkat

İş hayatında erkeklerin daha stratejik ve çözüm odaklı, kadınların ise daha empatik ve ilişkisel davrandığı şeklinde bir söylem sıkça karşımıza çıkıyor. Ancak bunu biyolojik veya değişmez bir gerçek gibi sunmak doğru olmaz.

İnsanların iletişim ve problem çözme biçimleri cinsiyetten çok kişilik, eğitim, deneyim, kültür, meslek ve içinde bulunulan kurumun yapısıyla şekillenebilir.

Yine de bu iki yaklaşımı birer davranış tarzı olarak düşünmek tartışmayı zenginleştirebilir. Örneğin deneme süresindeki bir erkek çalışan, “Bu görevde verimliliği artırmak için hangi adımları atabilirim?” diyerek daha stratejik ve çözüm odaklı yaklaşabilir. Başka bir kadın çalışan ise aynı süreçte ekip içindeki iletişimi, yöneticinin çalışanlarla kurduğu ilişkiyi veya yeni çalışanın ekibe nasıl dahil edildiğini daha fazla önemseyebilir.

Fakat bunun tersi de son derece mümkündür. Çok güçlü ilişkisel becerilere sahip erkekler olduğu gibi son derece analitik ve stratejik düşünen kadınlar da vardır.

Dolayısıyla mesele “erkekler böyle, kadınlar şöyle” demek değil; işyerinde hem çözüm üretme hem de insan ilişkilerini yönetme becerilerinin birlikte değerli olduğunu görmek olmalı.

İdeal çalışan belki de yalnızca hızlı çözüm bulan değil, çözümün insanlara nasıl yansıyacağını da düşünebilen kişidir.

“İki Ay Dolmadan Çıkarılabilirim” Algısı Ne Kadar Doğru?

Burada önemli bir yanlış anlaşılma var.

Deneme süresinin bulunması, işverenin iki ay boyunca hiçbir kural olmadan hareket edebileceği anlamına gelmez. Deneme süresinin hukuki özelliği, taraflara sözleşmeyi bildirimsiz ve tazminatsız sona erdirme kolaylığı sağlamasıdır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da deneme süresi boyunca tarafların sözleşmeyi bildirimsiz ve tazminatsız sona erdirebileceğini belirtiyor.

Ancak çalışanın deneme süresinde ücret hakkının devam etmesi, sigortasının yapılması ve çalıştığı sürenin hizmet süresi açısından dikkate alınması önemlidir.

Bu nedenle “Deneme süresindeyim, hiçbir hakkım yok” düşüncesi ne kadar yanlışsa, “İşveren beni istediği gibi çalıştırabilir” düşüncesi de o kadar sorunludur.

Deneme Süresinde Ücretsiz Çalıştırılmak: En Tehlikeli Yanlışlardan Biri
 
Üst